Ağustos Ayında Yurtiçinde Mutlaka Görülmesi Gereken 5 Müze ve Ören Yeri

Mutlaka görmeniz gereken müze ve ören yerlerinden bahsetmeden önce müze ne demek, ören yeri ne demek kısaca bunlardan bahsedelim. Müze, kazı çalışmaları sonucu çıkarılan tarihi ve kültürel eserlerin, bulguların sergilendiği açık veya kapaklı korunaklı mekanlara verilen isim. Ören yeri ise, bir bölgede bulunan ve eski dönemlere ait yerleşim merkezlerinin toprak üstüne çıkartılıp, şehir planının belirgin şekilde ortaya konduğu antik kent kalıntıları. Ülkemiz medeniyetlerin beşiği olarak çok sayıda müze ve ören yerine sahip. Mutlaka görülmesi gereken 5 müze ve ören yerini sizler için listeledik.

Efes Antik Kenti, İzmir

Efsanelere göre Amazonlar yani kadın savaşçılar tarafından kurulan Efes, 6000 yıllık bir tarihi barındırıyor. Tamamen mermerden yapılan kent, bir liman kenti olmanın bütün avantajlarına sahip olmuş. Döneminde en zengin kentlerden biri olan Efes, kütüphane ve felsefe okulunun dışında muhteşem tapınaklara da sahip. İki kapıdan giriş yapılabiliyor. Üst kapıdan giriş yapınca karşımıza çıkan Odeon, toplantıların ve tiyatroların yapıldığı 1400 kişilik bir alan. Zamanında Artemis heykellerinin bulunduğu Belediye Binası, cadde üzerindeki Domitian Tapınağı, Skolastika Hamamı, imparator Hadrianus onuruna yapılan Hadrianus Tapınağı, dört kadın heykelinin bulunduğu Celsus Kütüphanesi, 24000 kişilik büyük tiyatro ve Meryem Kilisesi antik kentte görülebilecek tarihi yapılar.

İzmir Otobüs Bileti Biletall’da! Hemen Sorgula >>

Patara, Antalya

Fethiye – Kalkan arasındaki vadinin güneybatı ucunda yer alan Patara, zamanının önde gelen antik kentlerinden biriymiş. Helenistik dönemde kurulan kent, Akdeniz kaplumbağaları Caretta-Carettaların yumurtalarını bıraktığı bir yer olması sebebiyle ayrı bir öneme de sahip. Günümüzde kalıntılara giriş, iyi korunmuş durumdaki Roma zafer takından yapılıyor. Takın batısındaki yamaçlarda mezarlık alanı bulunuyor. Kentin en güneyinde ise tiyatro var. Buradaki tepe şehrin en güzel seyredilebileceği nokta. Hamam, tapınak, cadde, ana liman, tahıl ambarı ve Delik Kemer Patara’nın görülmesi gereken yapıları.

Nevşehir Müzesi

Nevşehir Müzesi

1967’de kurulan Nevşehir Müzesi, şehirdeki ören yerlerinin düzenlenmesi, tarihi yapıların restorasyonu ve konservasyonuna da vesile olmuş, bu sayede şehirde bulunan yer altı şehirleri de turizme kazandırılmış. Müzede arkeolojik ve etnografik olmak üzere iki teşhir salonu bulunuyor. 1997 yılında müzede yapılan sayıma göre; 2854 arkeolojik, 3210 adet etnografik eser bulunuyor. Ayrıca 6914 adet sikke, 2 tablet, 93 mühür ve mühür baskısı müzede görülebilir. 87 adet el yazması kitap da müzenin başka bir zenginliği. Nevşehir açık hava müzesi niteliğinde bir şehir. Bu sebeple çoğu turist Nevşehir Müzesi’ni gezilecek yerler listesine almıyor. Ancak müzede Nevşehir gibi zengin bir tarihi ve kültürel şehirdeki eserlerin ve bulguların korunarak sergilendiği hesaba katılacak olursa, burası Nevşehir’i tam anlamıyla tanımak için ilk gelinmesi gereken yer.

Harran, Şanlıurfa

Harran, Şanlıurfa’nın 44 kilometre güneydoğusunda bulunuyor. Her yıl binlerce yerli ve yabancı turist Harran’ı ziyaret ediyor. Tevrat’ta Hârân olarak anılan yerin Harran olduğu söyleniyor. Kentin kuruluşu Nuh Peygamber’in torunlarına kadar gidiyor. Önemli ticaret yollarının kesiştiği bir noktada bulunması sebebiyle, tarih boyunca önemli olan kent, zengin bir kültürel birikime sahip. Ay, Güneş ve gezegenlerin kutsal kabul edildiği bir inanış sebebiyle Harran, astronomi ilminin oldukça ilerlediği bir kentti. İlkçağdan beri Harran Üniversitesi pek çok bilgin yetiştirmiş. Özellikle Abbasi hükümdarı Harun Reşit döneminde Harran Üniversitesi dünyaca ünlü olmuş. Harran kendine özgü evleri, kalesi, höyüğü, şehir surları ve diğer mimari kalıntılarıyla 5000 yıldır ayakta olan bir kent olarak mutlaka görülmeli.

İstanbul Arkeoloji Müzeleri

İstanbul Arkeoloji Müzesi

19. yüzyılın sonlarında müzeci ve ressam Osman Hamdi Bey tarafından İmparatorluk Müzesi olarak kurulan ve dünyanın en zengin müzelerinden birisi olan İstanbul Arkeoloji Müzeleri, tarihi yarımadada yer alıyor. Bir milyondan fazla eser bu müzelerde bulunuyor. Müzede, Paleolitik dönemden, Neolitik döneme, Kalkolitik dönemden, Erken, Orta ve Geç Bronz dönemine, Helen döneminden Roma ve Bizans dönemlerine kadar geniş bir medeniyet yelpazesine ait eserleri görmek mümkün. Eski Şark Eserleri Müzesi koleksiyonu ise Mezopotamya ve Anadolu’nun Yunan öncesi, Arap Yarımadası ve Mısır’ın İslam öncesine ait eserlerden oluşuyor. Topkapı Sarayı’nın dış surlarının içindeki Çinili Köşk 1472 yılından kalma bir köşk. Bugün bu müzede Selçuklu ve Osmanlı devirlerine ait İznik çinisi ve seramik örnekleri sergileniyor.

Ankara – İstanbul Otobüs Bileti En Ucuz Biletall’da! >>

Yazı Hakkında Düşündüklerinizi Yazın