Doğal Güzellikleri ve Renkli İnsanları ile Bir Başka Kıta Afrika

Kapladığı alan ve nüfusu sebebiyle dünyanın en büyük ikinci kıtası olan Afrika; kuzeyde Akdeniz, güneyde Hint Okyanusu, doğuda Sina Yarımadası, Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı, batıda ise Atlas Okyanusu ile çevrelenmiş bir yapıya sahiptir.

Denizler ve okyanuslarla çevrili olan Afrika bugün hala su sorunu yaşayan ülkelere sahip bir kıtadır aynı zamanda. Kıtada toplam 54 diplomatik anlamda diğer devletler tarafından tanınmış olan ve bağımsızlığını ilan etmiş devlet, dokuz bölge ve birkaç adet de kısmen tanınmış devlet bulunuyor. Her yönüyle ilginç bir kıta olan Afrika, renkli yaşamı, gizemli atmosferiyle geçmişten bugüne daima gizemli bir kıta olmuştur. Afrika’nın ilginç özelliklerinden biri; ekvatorun ve dünyanın her iki yanında iki iklim kuşağında yer alan tek kıta olmasıdır. Etnik ve kültür anlamında çok çeşitliliğe sahip olan Afrika aynı zamanda birçok resmi ve yerel dilin konuşulduğu bölgedir. Başka ülkelerin sömürgesi altında uzun yıllar geçiren kıta geçmişteki birçok tarihsel ve kültürel izleri halen taşıyor. 20. Yüzyıldan sonra modern bir sürece giren Afrika, sömürgelerinden kurtulup şekillenmeye başlamıştır.

İklimden coğrafyasına, yerel insanların yaşamından vahşi hayvanlara kadar her anlamda tehlike ve macera kokan Afrika, seyahat tutkunlarının adrenalin ve keşfetme duyularına doğrudan hitap eden bir kıta oluyor. Gezip görülecek yerleri ile gezgincileri, tehlikeli yaşamı ile maceracıları, doğal güzellikleriyle ise doğa tutkunlarını kendisine çağıran Afrika, yıl boyunca en çok ziyaretçi alan bölgelerden biri halinde. Zanzibar Adası, Sahra Çölü, Okavango Deltası, Mozambik, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Zambiya, Victoria Şelalesi ve daha birçok bölgesi ile gidip görmeye değer bir ülkeler coğrafyası sunuyor.

Afrika insanları gelen turistlere karşı gösterdikleri iyimser ve güler yüzlü yaklaşımları ile tanınıyor. Renkli bir yaşamları olan Afrikalılar, dışarıdan gelen, etrafı keşfetmeye hazır turistler için unutulmayacak deneyimler yaşatıyor. Gelen gezgincilerle birlikte dans etmeye, gülmeye, kahkaha atmaya, maceraya atılmaya ve en önemlisi turistin iyi vakit geçirmesi için gönüllü gezi rehberliği yapmaya hazır olan Afrika yerlileri, kendi yöresel kıyafetler ve yerel eğlenceleriyle turistlere ömür boyu hatırlanacak bir gezi fırsatı veriyor.

Afrika ile ilgili önyargılardan biri “hastalıklar” oluyor. Oysaki birkaç küçük önlem ile hastalıklara ve salgınlara karşı koruma sağlayarak Afrika’yı gezmek mümkün. Sineklere karşı koruyucu bileklik, insek kovucu sprey, sıtmaya karşı ilaç almak en temel önlemlerden olacaktır. İlk defa yurt dışı seyahatine çıkanlar veya tehlikeli olduğu söylenen bir bölgeye gidenler elbette sağlık merkezlerinden tedbir amaçlı koruyucu aşılarını olabilir, doktor önerisi ile ilaç alabilir. Genel sağlık tedbirleri haricinde Afrika dışarıdan göründüğü gibi hastalık yuvası bir kıta değil. Aksine zorlu yaşam koşullarına rağmen yerel insanların dinç görüntüsü, enerjik halleri ve güler yüzüyle sizleri şaşırtacak bir yaşam enerjisi ile dönüş yapmanız muhtemeldir.

Vahşi yaşamı tüm çıplaklığıyla görmek, doğal güzelliklerin tadını çıkarmak, enfes fotoğraf kareleri yakalamak, yerel bir yaşama yakından tanıklık etmek, farklı kültürden insanların bir arada nasıl uyumlu ve mutlu yaşadıklarını tecrübe etmek ve en önemlisi yaşam enerjisini yakalamak için Afrika şahane bir rota. Birçok Afrika gezgini, Afrika’yı gördükten sonra birkaç defa gelmek istenileceğini vurguluyor. Afrika farklılıkların bir arada uyum içinde üstelik mutlu ve yaşam enerjisiyle birlikte yaşandığını gösteren kocaman ve renkli bir kıta sunuyor. Yolu farklılıklardan geçen, maceradan ve heyecandan geçen her gezginin mutlaka görmesi gereken bölgelerden birinin başında şüphesiz Afrika yer alıyor.

Yazı Hakkında Düşündüklerinizi Yazın