kapadokyada-ne-yapilir

Kapadokya’da Ne Yapılır? Nereler Gezilir?

Oluşumu 60 milyon yıl öncesine dayanan bu mistik bölge, kültür ve doğa turizmini seven yerli yabancı her kesime hitap etmekte ve ziyaretçilerine büyülü bir deneyim yaşatmaya devam etmektedir.

Kapadokya, jeolojik oluşumundaki sıra dışılık ve Paleolitik dönemlere kadar uzanan insan yerleşimine sahip olmasıyla, turistlerin gözdelerinden biri olmuştur. Topraklarında önce Hititler yaşamış, daha sonra da Hristiyanlığın önemli bir merkezi olmuştur.

Kapadokya’da Nereler Gezilir?

Ürgüp’ten Göremeye, Uçhisar’dan Avanos’a kadar değerli turistik bölgeleri de içine alan bir şehir olan Nevşehir’de bulunmaktadır. Kapadokya’da gezilecek yerler sanıldığından da fazladır.

kapadokya

Coğrafi açıdan eski uygarlıklara ev sahipliği yapan alanda ünlü yer altı şehirleri derinlere kadar uzanmaktadır. Kayalara oyularak yapılan Kapadokya evleri ise, geleneksel bir mimarinin en güzel eserlerindendir. 19. Yüzyılda yamaçlara yapılan bu evler, kayalar ya da kesme taştan inşa edilerek tamamlanmışlardır. Bu taş yöreye özel volkanik oluşumdan dolayı yumuşak şekilde olduğundan elle kolay bir şekilde biçimlendirilerek işlenebilmektedir. Bu sayede sırf bu bölgeye özel bir mimari beceri ortaya çıkmıştır.

Avlu ve kemerli ev kapılarının ahşaptan yapıldığı bu evler, yörenin mimarisi oluşumuna katkıda bulunmuştur. Evleri kadar güvercinlikleri ile de ünlü olan Kapadokya’daki bu küçük yapılar manastır ya da kilise olarak meydana getirilmişlerdir. İslam resim sanatı en özel detaylarla yansıtılmıştır. Kapadokya’ya gelen her ziyaretçinin mutlaka görmek istediği yapılardır bunlar.

Kapadokya’da Peri Bacaları

Kapadokya Peri Bacaları

Kapadokya’yı dünyanın en ünlü yerleşim yerlerinden biri haline getiren Peribacaları ise, bilimkurgu filmlerini andıran mistik ve biraz da ürkütücü havasıyla gelenleri büyülemektedir.

Peri bacalarını görmeye gelen milyonlarca insan bu yapıların oluşumu hakkında bilgiler almakta, fotoğraflar çekmekte ve turist kafileleri ile birlikte keyifli keşifler yapmaktadır.

Yürüyüş yapmayı seven turistler için enfes bir parkura sahip olan Peribacalarındaki büyüleyici atmosfer, Dünya’nın sayılı bölgeleri arasındadır. Bu mekanı gezmeden önce fotoğraf makinelerinizi almayı ve mobil cihazlarının şarjının dolu olmasını unutmamalısınız.

Kapadokya’dayken sıradan bir turistik bölgede olmadığınızı, gezdiğiniz yerlerden ve sıra dışı atmosferden anlayacaksınız. Yazın ayrı bir güzel olan bu bölge kışın da karlar altında kalır ve eşsiz güzellikte bir manzara sizleri bekler. Peri bacalarının mistik atmosferi tarih öncesine dayanmaktadır. Duvarlarına sinen kadim gölgeler günümüzde bile ziyaret edenleri büyülemeye ve ilahi bir duyguyla dolmalarına sebep olmaktadır.

Kapadokya Yer Altı Şehirleri

yeralti-sehri-kapadokya

Kapadokya’nın yer altı güzelliklerini sergileyen Derinkuyu ise, mistik yer altı şehri ile sizleri şaşırtacaktır. İçerisinde inanılmaz bir şekilde inşa edilen tüneller ve bunları birbirine bağlayan geçitler, 4.000 yıllık bir tarihi geçmişe sahiptir. Bu tarihi yer altı şehri 12 kattan oluşmaktadır. Günümüzde sadece 8 katını ziyaret edebilme şansına sahip bulunmaktayız. Eğer klostrofobiniz yoksa mutlaka ziyaret etmelisiniz.

Avanos

Kapadokya’ya gelmişken Avanos’a uğramadan ayrılmamalısınız. Hitit Uygarlığı zamanından günümüze uzanan çanak çömlek geleneği, burayı ziyaret edenlerin de hem merak ettiği hem de eğlenerek tatbik ettiği bir adet haline gelmiştir. Yerli yabancı turistler, işlik denilen atölyeleri ziyaret ederek tezgah başına geçerler ve tutkuyla yoğurdukları çamuru şekillendirmeye başlarlar.

Avanos

Avanos’un ulu dağlarından ve Kızılırmak nehrinin eski yataklarından getirilen yumuşak ve aynı zamanda yağlı kil toprak, elenerek iyice yoğrulur ve çamur haline getirilir. Çarklarda ayakla döndürülen tezgahlarda ustalıkla yoğrulan çamur, şekillendirilerek çanak haline getirilir. Bu çanaklar önce güneşte sonra da gölgede kurutulur ve 800 derece ile 1200 derece sıcaklıktaki fırınlarda pişirilir. Bu gelenek binlerce yıldır devam etmekte ve ortaya sanat eserleri çıkarılmaktadır. Turistik değeri fazla olan bu el emeği işler, yöre halkı tarafından satılmaktadır. Kapadokya’ya geldiğinizde kendinize ve sevdiklerinize değişik boylardaki çanaklardan almayı unutmayın.

Göreme

goreme

Bir diğer uğrak yeriniz olacak Göreme’de ise, Açık Hava Müzesini ziyaret ederek, tarihi kilise ve manastırları gezebilir, değişik mimari yapısını keşfedebilirsiniz. Bahar aylarında gitmenizde fayda var çünkü kış aylarında mevsimsel faktörler sizi zorlayabilir. Zelve Müzesi ve Açık Hava Müzesi eğer Müze Kartınız varsa, daha da keyifli olabilir. Keşfedecek birçok sürprize sahip Göreme ve sokakları sizleri ayrı bir dünyaya götürecektir.

Asmalı Konak

asmali-konak-urgup

Meşhur Asmalı Konak ise, Ürgüp’te sizleri bekliyor. Bu ünlü konakta keyifli anlar yaşayabilir, kumda pişirilen lezzetli Türk kahvesini tadabilir ve dar sokaklardan yürüyerek çıkacağınız, manzarası ile ünlü Temenni Tepesi’nde fotoğraf çekebilirsiniz. Yol üzerindeki küçük kahvesinde çayınızı yudumlarken yorgunluğunuzu üzerinizden atabilirsiniz. Kalabalık ve hareketli bir bölge olan Ürgüp’te asla sıkılmayacaksınız. Ev yemekleri yapan restoranlarında hem lezzetli yöresel tatlar tadabilir hem de uygun fiyatlarla karnınızı doyurabilirsiniz. Ev yapımı şaraplardan da denemeyi ve hediyelik olarak yanınıza almayı sakın ihmal etmeyin. Kudretli bir kaleye sahip olan Ortahisar bölgesi ise, tarihin sahne olduğu mekanlardan biri olarak sizleri sarıp sarmalayacak. Ortahisar Kalesi’ni gördüğünüzde bunu daha yakından hissedeceksiniz. Kapadokya’nın en üst noktasında yer alan Uçhisar Kalesi ise, sizleri gururla selamlayacak ve eşsiz manzarasını sizlerle paylaşacaktır. Bu çok eski ve değerli yapı yüzlerce yıldır ayakta durmaktadır.

Ihlara Vadisi

ihlara-vadisi

Ihlara Vadisi ise, Kapadokya’yı ziyaret edenlerin özellikle görmek istediği bölgelerden biridir. Göreme’ye 100km mesafe uzaklıktaki Ihlara Vadisi aynı zamanda dünyanın en büyük 2. Kanyonudur. Yüzlerce kilise ve manastırı barındıran bu bölge, vadideki Melendiz Çayı’nda gerçekleştirebileceğiniz huzurlu doğa yürüyüşü ile de dinginliğin tadını çıkarmanıza oldukça elverişli bir alternatiftir.

Bunlar haricinde son yıllarda moda olan Balon turlarına katılabilir, güneşin doğuşunu izleyebilirsiniz. Otellerin paket program turlarına dahil olan bu hizmet biraz pahalı da olsa bir kere geldiğiniz böylesine büyüleyici bir ortamda, belki de bazı şeylerin fiyatı yaşayacağınız deneyimle ölçülemeyecek kadar değerli olabilir.

İster dingin bir kültür turu, ister arkadaşlarla geçireceğiniz eğlenceli bir hafta sonu tatili ya da balayı programlarınız için Kapadokya biçilmiş kaftandır. Sabahın erken saatlerinde katılacağınız aktiviteler gecenin geç saatlerine kadar süren müzikli ve danslı Türk geceleri ile son bulur. Sessiz bir sabahın ilk ışıklarında yenilenmiş olarak uyanırsınız güneşle birlikte, Kapadokya’nın mistik, büyülü ve enerji dolu kızıl, pembe ve boz renkli topraklarında.

Yazı Hakkında Düşündüklerinizi Yazın