Ölmeden Önce Kesinlikle Tatmanız Gereken 10 Türk Yemeği

Kahvaltısından çorbasına, et yemeklerinden sütlü tatlılarına kadar, zeytinyağından iç yağına, bin bir çeşit ot çeşnisinden toprak tandırlarında pişirilen ekmeklerine kadar muhteşem bir yemek kartelasına sahip bir dünya güzelliğinin içinde yaşıyoruz. Mutfaklarımızda leziz yemekler pişiririz. Çünkü Türk halkı için yemek yapmak bir sanattır. Yemek yemekte, yapmakta bizim toplumumuz için bir zevktir. Ziyafetler düzenleyip, herkese tattırmak isteriz. Biliriz ki; Türk mutfağı zenginlik ve lezzet olarak dünyanın en önde gelen mutfağıdır. Bulunduğu konum itibari ile gelmiş geçmiş en geniş yemek repertuarına sahiptir. Dünyanın en şanslı coğrafyasına sahip olan Türk insanı, bu kültür zenginliğini çok başarılı bir şekilde bünyesinde birleştirmiştir. Saray mutfaklarından gelen zahmetli ve gösterişli lezzetleri, göçebelikten gelen doğal ve sade tatlarla harmanlayıp müthiş bir mutfak meydana getirmiştir. Öyle ki Türk mutfağı kendi içinde bile mutfaklara ayrılır. Yöresel yemekleri ile bile dünyanın en iddialı mutfaklarına meydan okuyabilecek bir potansiyele sahiptir. Teknikten malzemeye, araç gereçten ustalığa kadar ciddi bir zenginliğe sahip olan Türk mutfağı büyük bir kültürün ürünüdür.

Her türlü damak zevkine hitap eden, ölmeden önce tatmanız gereken işte Türk mutfağının en şahane 10 yemeği;

İçli Köfte

icli-kofte

Sofraların en nazlı, en zerafetli yemeklerinden biridir içli köfte. Türkiye’nin hemen hemen her yöresinde ufak değişiklikler ile yapılır. Dışı ince bulgur ve et ile kaplı olup, iç kısmı iç yağı ile kavrulmuş kıyma ile doludur. Dışı ayrı, içi apayrı bir lezzettir. İşin püf noktası yoğurma kısmandadır. Köftelik ince bulgur, biraz irmik, yumurta, çeşitli baharatlar ve çekilmiş et ile hamur gibi yoğurulur. Kimilerinin yuvarlak, kimilerinin oval olarak parmakları ile incecik olarak açtığı içli köftenin içine kıyma konulup kapatılır. İçine konulan kıymanın içerisine ceviz yahut fıstık içi konulur. İster haşlayarak, ister kızartarak ama yanında ayranla tüketilen içli köfte tadılması gereken lezzetler arasında ilk sırada geliyor.

Mantı

manti

Yapması zahmetli, yemesi keyifli hamur işlerinden olan mantı; gerek haşlanmış hali gerekse, fırınlanmış haliyle ayıla bayıla yenilen Türk mutfağının geleneksel lezzetidir. Yapmak kesinlikle bir sanattır. Kimileri öylesine küçük yapar ki bir kaşığın içerisine 40 mantı sığdırırsınız. Kimileri yufkasını incecik açar, kimisi iç malzemesini bol koyar. Çinlilerde mantı yapar ama böyle emek vererek hazırlamazlar. Özenle yoğurulan mantı hamuru açılarak küçük karelere bölünür. İçlerine kıyma konularak köşelerini birleştirip kapatılır. Haşlayıp yahut fırınladıktan sonra üzerine yoğurt dökülüp, yağ yakılır. Sarımsaklı yoğurtla tüketildiğinde dehşet olan bu lezzeti mutlaka tadına bakmalısınız.

Kuzu Tandır

kuzu-tandir

Tandır bir nevi ilkel fırındır. 1-1,5 metre derinliğinde kuyu görünümlü bu fırınlarda pişirilen et adeta lokum kıvamında olur. Fırınların orta kısmına yakılan odun ateşinde, tandır kuyusuna sarkıtılıp uzun süre pişirilen kuzu eti kokusu ve görüntüsü ile göz doldurur. Her yörenin tandırı farklıdır ama kuzu tandırının Türkiye’nin her yerinde tadı aynıdır. Tandırda pişirilen kuzu eti öyle yumuşak olur ki etler kemiklerinden tel tel ayrılır. Evde yapılan kuzu kebapları kuzu tandırın yerini tutamaz. Kuzu eti sevenler bu lezzeti tatmadan ölmesinler.

Yaprak Sarması

yaprak-sarmasi

Ege’de zeytinyağlısı, doğuda etlisi yapılan yaprak sarması Türk mutfağının özenle hazırlanan yemeklerindendir. Kullanılan yaprak, asma yaprağıdır. Yapımı uğraş isteyen, yemesi ise, çok ama çok lezzetli olan bir yemektir. Haşlanılan asma yapraklarının içerisine hazırlanılan harç konulup yuvarlanarak sarılır. İsteyen hazırladığı pirinç harcının içerisine kıyma koyar, isteyen nar ekşisi ve baharat. Yapması zahmetli ve zevklidir ama yemesi zevk ötesi olan yaprak sarmasının parmak kalınlığında sarılmasına özen gösterilir. Sarılan yapraklar tencereye konulup az su ile kısık ateşte pişirilir. Sonra ılık yahut soğuk afiyetle yenir.

Kağıt Kebabı

kagit-kebabi

Antakya yöresine ait bir yemek olan kağıt kebabı, inanılmaz lezzetli bir yemektir. Yağsız kuzu kıymasının soğan, domates, biber ve çeşitli baharatlar ile yoğurulup, yağlı kağıt üzerine incecik yayılır. Kağıt üzerindeki kebap, tepsiye yerleştirilip fırında pişirilir. Odun ateşinde hafif ateşle pişirilen kağıt kebabı, piştikten sonra dilim dilim kesilerek lavaş eşliğinde sıcak olarak afiyetle yenilir.

Patlıcan Kebabı

patlican-kebabi

Patlıcanların köfte ile sıralı olarak şişe dizildikten sonra odun ateşinde pişirilen Patlıcan Kebabı oldukça lezzetli bir Türk yemeğidir. Kuzu kıymasından yapılan köftelerin yağının, patlıcanla buluşması ile mükemmel bir hal alır. Türkiye’nin bazı bölgelerinde fırında da yapılır. Üzerine domates sosu eklenerek fırında yapılan Patlıcan Kebabı özelikle Doğu Anadolu Bölgesinde yenilmelidir.

Tereyağlı İskender

iskender

İskender kebabı dağlarda kekik ile beslenmiş kuzu eti ile yapılıyorsa, yemeyip yanında bile yatılabilir. Etin ince ince kağıt gibi kesilip, domates sosu ve yoğurt ile mükemmel bir lezzete dönüştüğü iskender kebabı Türkiye’nin her bölgesinde yapılır ama ana vatanı Bursa’dır. Sırrı üzerine dökülen tereyağındadır.

8. Tarhana Çorbası

tarhana-corbasi

Dünyanın başka hiçbir yerinde böylesi bir çorbayı bulamazsınız. Türk yemek kültürünün eskimez tadı ve Anadolu evlerinin vazgeçilmez çorbası tarhanadır. Daha yaz aylarında kış için hazırlanan bu çorba aynı zamanda dünyanın ilk hazır çorbasıdır. İçinde hem acıyı, hem tatlıyı, hem ekşiyi barındıran tarhana çorbasının da yapım aşaması günler hatta haftalar sürer.

Çiğ Köfte

cig-kofte

Sinirleri alınmış et incecik çekildikten sonra ince bulgur ile elde yoğurularak pişirilir. Yoğurması güç ister. Ter döktürür insana. Domates salçası, biber salçası, soğan,  acı biber, isot, kimyon ile harmanlanıp acı severlerin favorisi olan çiğ köfte özellikle doğuda etli olarak yapılır. Yanında ayranla ve yeşillikle yenilir. Yemeye başlanıldığında kişinin kendini tutamayacağı lezzetler arasında olan çiğköfte, yapımında yöresel bazı değişiklikler gösterebilmektedir.

Cağ Kebabı

cag-kebabi

Kuzu etinin kemiklerinden ayrılıp, sütte bir gün dinlendirildikten ve baharatlarla terbiye edildikten sonra döner gibi şişe geçirilerek yatay olarak odun ateşinde pişirilmesiyle yapılan cağ kebabının en güzel yapıldığı yer Erzurum’dur. Etin yağsız ve kemiksiz olması cağ kebabının özelliklerindendir.

Biletall.com’dan  En Ucuz Erzurum Otobüs Biletini Bul »

Türk kültürünün mirası olan bu lezzetli yemekleri muhakkak tadın, yemeden kesinlikle ölmeyin.

Yazı Hakkında Düşündüklerinizi Yazın