Şehirleri Bir Kenara Bırakıp Tatilinizi Türkiye’nin Köylerini Dolaşarak Geçirmeniz İçin 5 Sebep

Bir boşluk bulsak da tatil yapsak ne güzel olur değil mi? Kafamızı boşaltır, stresten uzaklaşırdık. Çalışan her birey en az bir defa bu düşüncelere dalmış, ister istemez eli takvime gitmiştir. Peki tatil planı yaparken gerçekten tamamen huzur bulacağınız ve tüm düşüncelerden arınabileceğiniz yerleri mi araştırıyorsunuz yoksa ilk baktığınız yerler popüler rotalar mı oluyor? Bu 5 maddeden sonra düşüncelerinizi tekrar gözden geçirebilirsiniz.

Doğayla İç İçe Bir Yer Mi Arıyorsunuz?

Doğanın derinliklerinde herkes için yer vardır. Köylerde ise bu alan daha da fazladır. Kalabalıktan uzakta; suyun akışını dinleyip, yeşilin tonlarını inceleyebileceğiniz yerlerdir köyler. Temiz havaya ihtiyaç duymak diye bir şey ise söz konusu bile değil. Çünkü zaten ciğerlerinizi dolduran hava daha temiz olamaz.

Sessizliğin İçinde Kafa Dinleyebilirsiniz

Tatil yapmak için neden mi köyleri tercih etmelisiniz? Çünkü köylerde kendi başınıza kalmak için kilometrelerce yol gitmenize gerek yok. Yalnız mı kalmak istiyorsunuz sadece birazcık yürüyerek istediğiniz ortamı oluşturabilirsiniz. Evet yürüyerek. Belki birkaç börtü böcek sesi kulağınıza ulaşacaktır ama o da tam ihtiyacınız olan şey zaten.

Kendinize Bir Yer Kapın Yıldızları İzleyeceğiz

Etrafınızda uzayan binalar, gözünüzü alan ışıklar, araçların farları, egzoz dumanı olmayan bir yerlerde gökyüzüne bakmanın keyfini yaşamadıysanız ne yazık ki hayatın tadını çıkarmıyorsunuz demektir. Yıldızlar en çok karanlıkta parlar. Hayır, bu bir duvar yazısı değil. Gerçekten öyle. Yıldızları izlerken aslında gecenin ne kadar huzur verici olabileceğine şahit olmak için köyler muazzam yerlerdir.

Düşüncelere dalmak için neler yaparsınız? Müzik dinlemek fena fikir değil, peki kitap okumak? Sizi yönlendiren mesajların olduğu yazıları okurken kendinizi dinleyebilmek için fırsat bulabiliyor musunuz? Tüm ışıklardan ve seslerden izole bir odada olsanız işe yarayabilir. Eğer bu oda kocaman bir evrense ve sizi bölecek hiçbir dış etken yoksa nasıl olurdu? Anlamak için denemek gerekir.

Meeting’ler, Deadline’lar, Success Rate’ler Dışarı; Kazım Amca’nın Muhabbeti İçeri

Her iletişimin bir plana bağlı olduğu, sürekli bir yarış içinde koşturarak yaşadığınız hayata mola verip bir de Kazım Amca’yı dinleyin. Geçen hafta en küçük kuzusu, Benekli’yi nasıl da dağda unuttuğunu, sonra gecenin bir vakti saatlerce aradığını anlatırken heyecandan zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız. Benekli mi? Kazım Amca o gece bulamamıştır büyük ihtimalle ama ertesi sabah sağ sağlim geri gelmiştir kendiliğinden. Biraz azar işitmiş olsa da şimdi aralarının iyi olduğundan bahsedecek sürünün sahibi. Bunların her birini dinlerken samimiyetin ne olduğunu tekrar sorgulayacak, iletişim kurmanın ne kadar da kolay olduğunu anlayacaksınız.

Şehirlerdeki Tehlike, Köylerde Anlatılan Hikayelerdir

Evinizin kapılarını kaç kere kilitliyorsunuz? Peki aracınız varsa kapılarının kilitlendiğinden emin olmadan uzaklaştığınızda içiniz rahat ediyor mu? Size bir sır verelim: Köy evlerinin camlarında korkuluk yok. Kapıları da çelik falan değil, bildiğiniz tahta kapı. Hırsızlık mı? Herhalde o da filmlerden öğrendikleri bir kelime olsa gerek.
Dahası için bu sefer tatilinizi köylerde değerlendirmeye ne dersiniz? Ama tatile çıkarken kapıları kilitlemeyi unutmayın 😊

Yazı Hakkında Düşündüklerinizi Yazın