Tasarımlarıyla Sizi Büyüleyecek 10 Metro İstasyonu

Yeni bir şehre giderseniz, özellikle kuruluşu eskilere dayanan şehirlerin tarihi birikimine ilgi gösterirsiniz. Sizin gittiğiniz o şehirde yaşayan insanların, tarihlerine ne kadar önem verdiklerini ve bu günlerine ne kattıklarını hemen fark edersiniz. Şehir temiz mi? Tarihi yapıları bakımlı mı? Kültür sanat etkinlikleri nelerdir? Aklınıza ilk gelen sorular bunlardır. Bir şehrin gelişmişliği estetik anlayışının gelişmişliği ile doğru orantılıdır. Şayet bu estetik anlayış ayrıntı da bile kendisini belli ediyorsa, o şehir halkının mutlu olduğunu da anlarsınız. Bazen herkesin kullandığı bir merdivende, bazen küçük bir parkın içinde, bazen de metro istasyonunda.

İşte bu tür şehirlerden, en güzel metro istasyonuna sahip olanları sizler için derledik.

1- Solna İstasyonu, Stockholm, İsveç

Stockholm metro ile 1950 yılında tanışıyor. Stockholm’ün metro ağı bugün 105 km ve bütün metro istasyonlarının %90’ı 150 civarında sanatçının tabloları ve heykelleri ile süslenmiş durumda. Solna istasyonu şehrin kırmızı hattının en özel duraklarından. İstasyon Karl Olov Björk ve Anders Aberg adlı sanatçıların tasarımı üzerine oluşturulmuş. Genel mesajı çevre bilincini geliştirmek üzerine olan çalışmaları, İsveç’te yaşanan iklim değişikliğine dikkat çekmeyi amaçlıyor. İstasyonun genel görünümü, kan kırmızısı rengine boyanmış bir gökyüzü tasvirinin altında, her yanı kaplayan bir ladin ormanı ile bütünlenmiş. Tamamen amacına uygun olarak tasarlanmış, adeta insanı huzursuz ederek eserin verdiği mesajın alınmasını sağlayan bir sanat eseri.

2- Kievskaya İstasyonu, Moskova, Rusya

Moskova’da hangi istasyona inseniz ayrı bir sanat eseri ile karşılaşmış olursunuz. Moskova metrosunda 12 ayrı hat üzerinde 160’tan fazla istasyon vardır. En özel istasyonlardan birisi ise Kievskaya’dır.  İstasyonun tasarımı 1930’larda dönemin Sovyet yönetimi tarafından, Ukrayna’da düzenlenen yarışmayı kazanan sanatçılar tarafından gerçekleştirilmiş. Mermer sütunları,  son derece ihtişamlı avizeleri ve A.V. Myzin imzasını taşıyan mozaikleri ile istasyondan hiç ayrılmak istemiyorsunuz.

3- Teatralnaya İstasyonu, Moskova, Rusya

Estetik istasyonlarıyla ünlenen Moskova’dan bir örnek daha. Moskova metrosunun yapımına 1932 yılında başlanıyor. Bugün toplam uzunluğu 270 km civarında. Teatralnaya meşhur Bolşoy Tiyatrosu’nun durağı olarak bilinir. Trenden indiğiniz anda tiyatro salonuna girdiğinizi hissedersiniz. Teatralnaya durağının içi komünist rejim tarafından ortadan kaldırılan Christ the Saviour katedralinin mermerlerinden yapılmıştır. Şık kristal lambaları, özel metal çerçeveli tabloları büyülü bir atmosfer oluşturur. Duvarlardaki tablolar Sovyet dönemi üye ülkelerin geleneksel dansçı kıyafetli figürleri ile süslenmiştir.

4- Arts Et Métiers İstasyonu , Paris, Fransa

Fransız yazar Jules Verne’nin kaleme aldığı “Denizler altında yirmi bin fersah” kitabını okuyanlar, bu istasyona girdiklerinde kendilerini romandaki Nautilus’un içinde bulurlar.  1994 yılında tasarlanarak yeniden inşa edilen istasyon, Belçikalı sanatçılar François Schuiten ile Benoît Peeters’ın ortak yaratımıdır. Arts Et Métiers Müzesi’nden adını alan metro istasyonu Jules Verne’ nin diğer eserlerinden de eserler barındırmaktadır.

5- Toledo İstasyonu, Napoli, İtalya

Toledo Metro İstasyonu


İtalya’da yakın zamanda yeniden tasarlanan Toledo istasyonu, içine girdiğiniz andan itibaren sizi derin denizlerde veya Samanyolu galaksisinde bir başınıza uçuyor hissini yaşatıyor. İtalya’ya özgü mavi beyaz Bisazza mozaikleri ile kaplanan duvarlar, tavanlar yani tüm çevreniz size engin bir sonsuzluk hissi yaşatıyor. Bu istasyonun bir diğer özelliği de yerin 50 metre altına inşa edilmiş olması. Dünyadaki en derin istasyonlarından birisi.

6- Napoli Üniversitesi İstasyonu, Napoli, İtalya

2008 yılında Amerikalı Karim Rashid tarafından yeniden tasarlanan istasyon dünya çapında büyük ilgi uyandırdı. İstasyonun konsepti, Napoli geleneğini temsil eden entelektüellik ile içinde bulunduğumuz dijital çağı, yenilikçi ve çok kültürlü olarak sentezlenmesi üzerine tasarlanmıştır.

7- Syntagma İstasyonu, Atina, Yunanistan

Atina’nın en önemli meydanı olan Syntagma (Anayasa) meydanından ismini alan istasyon tam bir müze görünümündedir. Tıpkı Türkiye gibi Yunanistan’da da adeta kazdığınız yerden fışkıran tarih, istasyonda da kendisine yer bulmuş. Antik dünyanın çeşitli eserlerinin sergilendiği bu müze istasyon, yolcularına binlerce yıllık tarih sunuyor.

8- Londra İstasyon, Londra, İngiltere

Dünyanın ilk metro hattına sahip Londra metrosu 150 yıllık bir tarihe sahip. Ellerinde kazma ve küreklerle tünel açmaya çalışan ilk mühendis ve işçi kadroları, 1872 yılında Westminster bölgesine de girdiler. O tarihlerden beri çeşitli değişimler sergileyen istasyon, bugün geçmişiyle günümüzdeki modernite arasında çok anlamlı bir bağ kuracak şekilde hizmet vermektedir.

9- City Hall İstasyonu, New York, ABD

Amerikan metro sistemi içinde pek çok güzel tasarıma sahip istasyon mevcut. Fakat City Hall istasyonunun özel bir yeri var. City Hall 1900 lü yılların başında Manhattın’ın güney bölgesinde kullanıma açılan en görkemli istasyon örneklerinden birisiydi. Seramik kemerler, pirinç armatürler ve kıvrımlı mimarisiyle tavan pencereleri göz alıcıydı. 1945 yılında kapatılan istasyon bir gün üretilecek yeni bir projeyle tekrar yolcuları ile buluşmayı bekliyor.

10- Tünel Metro İstasyonu, İstanbul, Türkiye

Türkiye’nin ilk, dünyanın ikinci metro sistemi olan Tünel metrosu 1875 yılından bu yana İstanbul halkına hizmet vermektedir. Fransız mühendis Eugene Henri Gavand’ın girişimi ve Sultan Abdülaziz Han’ın onayı ile başlamıştır serüveni.  İstanbul yakın tarihinde ciddi bir yeri olan tünel metrosu, her gün Karaköy ile Beyoğlu’nu birbirine bağlar.

 

Yazı Hakkında Düşündüklerinizi Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.